17 Nisan 2018 Salı

Evcil Hayvanlarla Yurt Dışı Seyahati


Kedi ve köpeğimi yurt dışı seyahatine götürebilir miyim ? Dikkat etmem gerekenler nelerdir?
Evcil hayvanımı yurt dışı seyahatime götürebilir miyim ? Cevabı evet olmakla beraber oldukça uzun ve zorlu bir süreci de var. Gelin madde madde neler yapmanız gerektiğini konuşalım.


1.       İlk once evcil hayvanınızın maksimum 6 aylıktan büyük olması gerekmektedir. 3 aylıktan küçük bir yavru kedi veya köpeğe kuduz aşısı yapılamayacağı için aynı zamanda bekleme süresini de üzerine koyduğunuz da 6 aylıktan küçük hiç bir kedi vey a köpeğin yurt dışına çıkışı yapılamamaktadır. Ayrıca hamile evcil hayvanlar uçuşa kabul edilmemektedir.
2.       Evcil hayvanınızın mutlaka veteriner hekiminizin  düzenlediği ‘pet pasaportu’u olmalıdır.Bu pasaportun içirisinde kimlik bilgileri ve aşıları eksiksiz düzenlenmelidir.



3.       Avrupa Birliğine giriş yapacak evcil hayvanlar için mutlaka kuduz aşısı ve kuduz titrasyon testi istenmektedir. Avrupa Birliği harici ülkeler , ABD , Rusya ve  Kanada için kuduz titrasyon testi istenmemektedir. Ama son güncellemeleri takip etmek için mutlaka gideceğiniz ülkenin konsolosluğunun evcil hayvanların ülkeye girişi ile ilgili bilgilendirmelerini okumanızı tavsiye ederiz.


4.       Diğer bir önemli nokta; kuduz aşısı yapıldıktan sonra  1 ay bekleme sürecinin olmasıdır. Yani kuduz aşısı yapılmış bir evcil hayvanın kanı kuduz titrasyon testi için alınacaksa uygulama tarihinden  en az 1 ay geçmiş olması gerekmektedir.
5.       Kuduz titrasyon testini veteriner kliniklerinde yaptırabilirsiniz. Veteriner hekim titrasyon testi için kanı alıp uygun koşullarda Etlik Araştırma Enstitüsüne gönderecektir. Sonuçlar yine gönderiyi yapan veteriner hekime posta yolu ile ulaşacaktır. Kuduz titrasyon testi 1  yıl geçerlidir.
6.       Kuduz titrasyon testi her hafta Salı günü çalışılmaktadır. Bu yüzden veteriner hekiminizden randevunuzu Salı gününden önce almanız da size zaman kazandırabilir.
7.       Evcil hayvanınızın mikroçipi mutlaka takılmış olmalıdır. Avrupa birliği üye ülkeleri ve üye olmayan tüm ülkeler dahil mikroçipi olmayan hiç bir evcil hayvan yurt dışına çıkış yapamaz.
8.       Uçuş günümüzden önce bağlı olduğumuz ilçenin Gıda , Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nden Veteriner Sağlık Sertifikası almanız gerekmektedir. Bu sertifikayı tüm belgeleriniz yani ( kuduz aşısının bulunduğu pet pasaport , kuduz titrasyon testi ile beraber evcil hayvanınızı da beraberinizde götürmek kaydıyla alabilirsiniz. Unutmayın bu başvuruyu en erken 5 iş günü önce yapabilirsiniz . Daha erken başvurular kabul edilmemektedir.
9.       Tebrikler tüm işlemleri tamamladığınıza göre artık evcil hayvanınızla uçabilirsiniz.

Şimdi size uçuş öncesi evcil hayvanızı hazırlarken nelere dikkat etmenziz gerekiyor onları paylaşalım.
-          Uçuş kurularına uygun 23x40x55 boyutlarında taşıma çantası gerekmektedir. Evcil hayvanla birlikte 8 kg geçmemesi halinde kabinde taşınabilir. Her hava yolu şirketinin evcil hayvan taşıma kuralı farklı olduğundan mutlaka uçuş öncesi havayolu şirketinin aramanızda fayda var.
-          Mutlaka evcil hayvanınız için uçuş öncesi rezervasyon yaptırın. Ücretlendirme her hava yolu şirketi için farklıdır.
-          Uçuş öncesi evcil hayvanınızı normal öğünü ile beslemeyin. Herhangi bir bulantı için mamasıı normal öğününden daha az miktarda verin. Kusma , bulantı gibi bir durumdan endişeliyseniz mutlaka veteriner hekiminize danışın. Veteriner hekiminiz uçuş öncesi kusma önleyici verebilir.  
-          Oldukça stresli yolculuğu sevmeyen bir evcil hayvanızın varsa uçuş öncesi verebileceğiniz hem bitkisel hem de medical sakinleştirici sedatifler içim mutlaka veteriner hekiminize başvurun.
-          Uçuş için yanınızda mutlaka olası bir idrar kaçırma için ıslak mendil, peçete ve emici yatak koruyucu pedlerden bulundurmalısınız.
-          Belgelerin fotokobilerini yanınızda bulundurmanız size zaman kazandıracaktır.
-          X ray kontrolünden geçerken kedi ve köpeğinizi kafesten çıkarmanız istenecektir. Özellikle kediler için yanınızda kedinizi sarabilmek için örtü, polar bulundurmanız onu ani ses ve uyarılara karşı daha kolay korumanızı sağlayacaktır.
Evcil hayvanınızı seyahate hazırlamak hem maddi hem de manevi olarak hayvan sahibi için oldukça yorucudur. Umarım bu bilgiler seyahatiniz için bir rehber oluşturur. Şimdiden kolay gelsin.


19 Ocak 2018 Cuma

Hangi besinler kedi ve köpeklerimiz için tehlikelidir ?


Haydi yüzleşelim. Kedi ve ya köpeğiniz siz yemek yerken televizyonun karşısında oturuken onun masum bakışlarına dayanamayarak yediklerinizden bir kaçını verebiliyorsunuz. Peki bu sizce ne kadar doğru? Kedi ve ya köpeğinize vereceğiniz ham protein kaynaklarından az miktarda vermek tabiki de onları öldürmez. Kedi ve köpeğiniz kalorisi, besin değeri ve içerisinde ki vitamin düzeyi tamamen ayarlanmış hazır kuru ve yaş mamaları ana öğün kaynağı olarak tutmanız oldukça önemlidir. Kedi ve köpeğinizin için zararlı ve toksik olabilecek yiyecekleri sırasıyla açıklayalım.
Tuna
Kediler insanlar için hazırlanmış tuna balığı konservesini oldukça severler. Tabiki tuna kediniz için toksik değildir. Ama kedinizin sürekli tuna konservesi ile beslenmesi onların ihtiyacı olan esansiyel aminoasitlerin tam olarak karşılanmaması demektir. Aynı zamanda aşırı miktarda tuna ile beslemek  merkür zehirlenmesine neden olur. Bu zehirlenmenin belirtileri kanlı kusma, kanlı ishal, körlük, böbrek hasarı kordinasyon bozukluğu , tremor gibi ciddi ve hayati rahatsızlıklara neden olur. 
Yine köpekler için de aynı şey söz konusudur. O yüzden köpeğnizi tuna balığı ile beslememeğe özen gösterin. 
Soğan ve Sarımsak
Haşlanmış, toz, pişmiş ve dehidre tüm soğanlar kediler ve köpekler için toksiktir. Tabiki de küçük parça soğan zarar vermez ama büyük oranda tüketmeleri ya da her gün az bir parçada düzenli tüketmeleri kırmızı kan hücrelerini öldürür ve anemiye neden olur. Köpeklerde halsizlik, kusma ve solunum problemlerine neden olur.  Kedilerde de genel gastro intestinal bozukluklara neden olur.
Ksilitol
Sakız, şeker , diş macunu , hazır gıdalar ve tatlandırılmış diyet ürünlerin çoğunda ksilitol içerir. Bu kedi vey a köpeğinizin kan şeker seviyesini düşürür ve sürekli tüketime bağlı olarak karaciğer yetmezliğine neden olabilir.Karaciğer yetmezliği bir kaç gün içinde gözlemlenebilir. Erken görünen semptomlar kusma, durgunluk ve denge kaybı. Bazen de köpeklerde epilepsi krizi tarzında semptomlar görülebilir.

Avakado
Son zamanlarda en sık karşılaştığımız yiyeceklerin başında geliyor. Sizce küçük bir parça avakadodan zarar gelir mi? Avakado da insanlar için allerji yapmayan fakat kedi ve köpekler için zararlı olan persin içeren bir madde vardır. Son zamanlarda evde de yetiştirilen bu bitkinin yaprakları, çekirdekleri ve kabuğunda da bu maddeden içerir. Az miktarlarda dahi yüksek derecede toksin içerebilir ve zehirlenmeye neden olabilir. Ayrıca avakado kuşlarda ani ölümlere neden olabilir.




Alkol
Akol ve alkol içeren ürünlerin kedi vey a kopek tarafından alınması kusma, ishal, hareket kordinasyonun azalması, sentral sinir sisteminde bozukluk, depresyon ,güç nefes alma, tremorlar ve kanda anormal asidite. Özellikle kediler için bir çorba kaşığı dahi alınması yetişkin bir kediyi komaya sokup ölümüne neden olabilir. Özellikle bazı kedilerin malt içeriği yönünden zengin bira kokusuna karşı ilgili olmaları alkol içermesi yönünden oldukça tehlikeli olup mutlaka uzak tutulmalıdır.
Kahve, Çay ve Enerji İçecekleri
Kafein içeren tüm bu içecekler kedi köpeklerde kalp atışında artma , yerinde duramama, hızlı solunum gibi belirtilere neden olur.
Çikolata ve Kakao
Çikolata ve kakao içerdiği metilksantinler (özellikle kafein ve teobromin ) yüzünden köpeklerde oldukça toksik bir maddedir. Çikolatalar farklı miktarda metilksantin içerebilir.Özellikle siyah veya sütsüz  çikolatalar ve ısıtılmış çikolata çok daha tehlikelidir. Yaklaşık olarak 226 gr sütlü çikolata bir köpeği hasta etmek için yeterlidir. Fakat siyah ve sütsüz  çikolatanın 23 gramı bile bir köpeği zehirlemeye yeter. Köpeklerde çikolata yedikten sonar görülebilecek belitriler. Kusma, ishal, hızlı kalp atışı ve solunum , kaslarda sertlik, vücut ısısında artma,  kalp yetmezliğini takiben cansızlık ve koma sonucu ani ölümler oluşabilir. Yine kedilerde köpekler gibi bazen yememesi gereken yiyecekleri yiyebilirler. Kedilerde de çikolata zehirlenmesi köpeklerde olduğu gibi belirtiler ve zehirlenmeye neden olur. Özellikle yavru kedileri çikolatadan uzak tutmak önemlidir.


Çiğ yumurta, çiğ et, iç yağ ve kemik
Çiğ et ve yumurta kedi ve köpeklerde kusma ve ishal gibi gastro intestinal belirtilerin orataya çıkmasına neden olur. Çiğ yumurta avidin adı verilen bir enzime sahiptir. Bu enzim biyotinin emilimini azalttığı için deri ve tüy problemlerine neden olur.  Yine çiğ besinlerde özellikle ette salmonalle ve e. koli içermesi riskinden dolayı yine oldukça tehlikelidir. Aynı şekilde iç yağın kedilere verilmesi de olası bir  pankreatitin oluşmasına neden olur. Köpeğinize verdiğiniz pişirilmeden verilen kemikler onun için doğal bir besin maddesi olarak görülse de evcil hayvanınız için sindirilmesi hem zor hem de doğa da yaşayan vahşi köpekler gibi kemiği parçalayamayacakları için sindirim sistemlerinde tıkanıklığa ve hatta sindirim sisteminin zarar görüp yırtılmasına neden olabilmektedirler.
Badem
Çok masum görünsede kedi ve köpekler için oldukça toksiktir. Az miktarda yenilmesi ani kusmaya neden olurken fazla miktarda tüketilmesi kusma , karında ağrı, halsizlik, siyanoz, kaslarda gevşeme ve komaya neden olabilir.


Elma
Elmanın meyve kısmı toksik olmasa da zehirli kısımları sap, yaprak ve çekirdek kısımlarıdır. Toksik etkileri göz bebeklerinde büyüme , tuğla kırmızısı mukoz membranlar , güç solunum ve şoktur.



Turunçgiller
Turunçgillerin sap, yaprak, kabuk , meyvesi ve çekirdeğinde çeşitli miktarda sitrik asit ve esansiyel yağ içerir. Bu içeriği sayesinde yeterli miktarda alındığında iritasyon ve sentral sinir sisteminin depresyonuna neden olur. Küçük dozlarda meyve kısmının yenilmesi mide de yanmaya sebep olurken ciddi zehirlenme belirtilerine neden olmaz.
Yaş Üzüm ve Kuru üzüm
Yaş ve kuru üzümlerin toksik etkisi tam olarak bilinmemekle beraber ciddi akut böbrek yetmezliğine neden olduğu bilinmemektedir. Klinik belirtiler 24 saat içinde kusma , ishal ve letarjiye neden olmaktadır. Ama bilinen en önemli toksik etkisi böbrek fonsiyonlarının bozulmasıdır.

Fındık ve Ceviz
Fındık ve ceviz yüksek miktarda yağ içerir. Düzenli ve fazla miktarda tüketilmesi içerdiği yağ oranı yüzünden kedi ve köpeklerde kusma, ishale ve potansiyel pankretite neden olur.
Cips gibi tuz oranı yüksek yiyecekler
Yüksek oranda tuz tüketimi  ürinasyon ve susamaya neden olup hatta sodyum iyonu zehirlenmesine neden olur.Kedi veya köpeğinizin çok fazla miktarda tuzlu besin tüketmesi kusma, ishal, depresyon, tremor, yüksek vücut ısısı , kriz ve hatta ölüme bile neden olur. Bu yüzden kedi veya köpeğinizi cips, patlamış mısır gibi tuzlu yiyeceklerden uzak tutun.
Mayalanmış Hamur
Mayalanmış hamur yiyen evcil hayvanınızın sindirim sisteminde gaz birikimine neden olur. Bu durum midenin şişmesine ve takiben  midenin potansiyel dönmesine neden olabilir bu da hayati bir öneme sahiptir.
Zeytin
Kedi ve köpekler için toksik değildir. Fakat unutulmamalıdır ki zeytin tuz içerir. Tuzlu zeytinin düzenli miktarda tüketilmesi toksik etkiye neden olabilir.


Süt ve süt ürünleri
Yavru kediler sütle beslenir diye defalarca duymuşsunuzdur. Öncelikle inek sütü kedilerin sindirim sisteminde şiddetli gaz ve hazımsızlığa neden olabilir. Sulandırarak vermek  bu hazımsızlığı engelleyebilir. Yinede besşnsel değeri kediler için pek yoktur. Köpeklerde de yine sindirim sitemini bozabilir. Peynir özellikle yağsız lor peyniri kedi vey a köpeğinize verebilirsiniz. Fakat bunun ana öğünü olamayacağını bilmekte  fayda var. Yoğurt,kefir fermente olmuş süt ürünleri olduğu için zengin probiyotik kaynağı olarak bağırsak florasına iyi gelir. Yanlız fazla miktarda alınan probiyotikler yine sindirim sisteminin gereğinden fazla hareket etmesini sağlayabilir. Bu yüzden az miktarda vermenizde ve kedi vey a köpeğinizin veteriner hekiminize danışmanız da fayda vardır.


Tavuk
Kedinize ham protein kaynağı verebilirsiniz. Fakat az miktarda vermenizde kedinizin vey a köpeğinize bunu ana öğün olarak seçmemeniz çok önemlidir . Özellikle tavuk yaz aylarında köpeklerde allerji ve deri problemleri yapabilmektedir. Tavuk etini kemikleri ile vermeniz ise oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Tavuk kemikleri boşluklu yapıda olduğu için kedi ve köpeğiniz dişleriyle kemikleri kırdığında sindirim sistemlerinde tıkanıklığa ve sindirim sisteminde yaralanmalara hatta delinmesine neden olur.



Kedi ve köpekler için dengeli ve tam bir beslenme istiyorsak bunun için en pratik ve kolay çözüm aslında kuru ve yaş hazırlanmış ticari mamalardır. Kuru mamalarda kedi ve köpeğiniz için hazırlanmış tam ve dengeli besinler içerir. Eğer kedi ve ya köpeğinizin diyetini kendi evinizde hazırlamak istiyorsanız çok daha uzun vakit harcamanız ve vitamin oranlarını dikkatlice ayarlamanız gerekmektedir. Diyet programını belirlemek yavru ve yetişkin bir kedi ve ya köpek de belki daha kolay olabilir fakat  yaşlılık ve zamanla ortaya çıkan sağlık problemleriyle evde hazırlanacak diyetlerde iyice işin içinden çıkılmaz bir hale gelecektir. Bu yüzden veteriner hekimlerin tavsiye edeceği uygun ticari  mamalar hem hayvanınız sağlığı göz önünde tutulursa daha dengeli ve tamamlayıcı olması bakımından hem de tek öğünde alması gereken besini ve vitamini tek seferde alması açısından daha sağlıklıdır.
Mamaları seçerken ilk önce yapmanız gereken kedi ve köpeğinizin veteriner hekimine danışmanızdır. Günümüzde herhangi bir ürün alırken bile bilgisine başvurduğumuz internette bir çok bilgi kirliliği kafamızın karışmasına neden olabilir. Aynı şekilde mama satışı yapan ticari işletmelere de güvenmek yerine hekimimize danışmalıyız. Mama firmalarında dikkat edilmesi gereken en önemli kriter protein kaynağının ham madde olarak nasıl koyulduğu olmalıdır. Örneğin kurutulmuş mu yoksa bütün mü ısıl işlemden geçmiş mi. Ham protein kaynağı ne kadar az işlem görmüş ve az işlenmişse evcil hayvanınız için o kadar yararlı olacaktır. Ayrıca mutlaka mısır, pirinç ve buğday gibi tahılların mama da içermemesi glukoz indeksini düşüreceği için çok daha sağlıklı olacaktır. Özellikle mamalarda kedilerde taurin ve  inulin içermesine köpeklerde de mutlaka L -carnitin ve glukozamin kondrotin içermesine dikkat edin. Diğer bir nokta da oligosakkarit ve oligofruktozlardır. Bu iki madde evcil hayvanın sağlığına pozitif etkili prebiyotiklerdir.
Kedi ve köpeğinizin kendi yediğiniz yiyecekleri, hazır yiyecekleri vermeniz ne kadar doğru onu gördük. Bizim için yaralı ama evcil hayvanınız için zararlı hatta zehirli olan bir çok besin maddesi ve hazır gıdalar işlendi. Kedi veya köpeğinizin sağlığını riske atmak istemiyorsanız yukarda yazılı tüm yiyeceklere dikkat etmenizi onların ulaşamayacakları yerlerde saklamanızı öneririz. Kedi ve köpeğinizin sağlıklı beslenmesi için mutlaka veteriner hekiminize başvurun.
PatiSev Veteriner Kliniği
Veteriner Hekim Gizem TAKTAK
02165482029
Instagram:patisevvet
Youtube:Patisev Veteriner Kliniği
Facebook : Ataşehir PatiSev Veteriner Kliniği 

9 Şubat 2017 Perşembe

Kedi ve köpeğimin kısırlaştırması. Doğru zaman ne zamandır?



Belki siz evcil hayvan sahiplerinin veteriner hekimlere en çok sorduğu soru kedi ve köpeğimi ne zaman kısırlaştırmalıyım ya da en doğru zaman ne zamandır sorusudur. Bu sorunun cevabı için hiç şüphesiz ki hepimiz doktor google 'un kapısını çalıyoruz. İnternetteki bilgi kirliliğinden net bir cevaba ulaşmak oldukça zorlaşıyor. Tabi ki bu süreçte zaman geçiyor ve bir bakmışsınız ki köpeğiniz ya da kediniz belli bir yaşa gelmiş ve bu seferde yaşından ötürü operasyon risklerinden yine vazgeçiyor olacaksınız. Kısırlaştırma tam olarak genital organların cerrahi yolla uzaklaştırılması yöntemi için kullanılan isimdir.  Öncelikle daha kolay anlaşılabilmesi için kedi ve köpeği ve hatta dişi- erkek olarak ayıralım.



Dişi Köpekler :
Dişi köpekler eğer kısırlaştırılmazlarsa her altı ayda bir kızgınlığa gelirler. Her dönemleri ortalama 3 hafta sürer. Bu süreç zarfında kanamaları olur ve dışarda dolaşırken erkek köpeklerin ilgisini çekerler. Bu da dişi köpekleri sahipleri açısından zorlayıcı bir süreç olur. Kısırlaştırma operasyonu geçiren köpekler bir daha kızgınlığa girmeyecekler dolayısıyla kanama, gebe kalma, yalancı gebelik ve üriner sistem enfeksiyonu geçirme riski olmayacaktır.
Dişi köpeklerin kısırlaştırması için en iyi zaman hiç kızgınlık geçirmeden önce 6 aylık oldukları zamandır. Yapılan araştırmalar kısırlaştırmanın ne kadar erken dönemde yapılırsa hem meme tümörü riskini hemde ilerde oluşacak obezite riskini azaltıyor olmasıdır.

Operasyondan sonra takılan yakalıklar evcil dostunuzu ilk başta mutsuz da etse yakalık çıkarılmamalıdır.
Daisy Operasyondan hemen sonra.  


 
Kısırlaştırmanın Avantajları :
Dişi Köpekleri kısırlaştırmanın hem sosyal hem de medikal avantajları vardır. Medikal avantajlar için de dişi köpeklerin hayatı boyunca karşılaşabilecekleri meme tümörü, rahim iltihaplanması (pyometra) gibi tedavi edilmediğinde ciddi hayati riski olan hastalıkların önüne geçilmiş olur. 1000 yakın yapılan araştırma da dişi köpeklerde özellikle  2.5 yaş öncesi üreme organı  erken alınırsa  meme tümörü riskini azalttığı biliniyor. Yine hem erken yaşlarda hem de ileri yaşlarda karşılaşabilceğiniz rahim iltihaplanması (pyometra ) oldukça sık karşılaşılan bir tablodur. Kısırlaştırma operasyonuyla da bu riski tamamen ortadan kaldırmış olursunuz.Yapılan araştırmalar köpeklerin 2.5 yaş öncesi kısırlaştırılması köpek popülasyonunun ortalama 18 ay daha uzun yaşadığını göstermiştir


Kısırlaştırmanın Dezavantajları :
Kısırlaştırılan her 3 ya da 4 köpekten biri enerji balanslarını diyetlerindeki enerji seviyesi düşürülmeden ayarlayamadıkları için kilo almaya başlıyorlar. Bunun için kısırlaştırılan dişi köpek sahiplerine önerimiz her öğünde verdikleri kuru mamayı % 10 - 20 oranında azaltmaları ya da veteriner hekimlerinin önerdikleri enerjisi düşürülmüş kısırlaştırılmış diyet ürünleri kullanmalarıdır.

Tüy uzunluğu ve yapısı cinsiyet hormonları ile ilgilidir. Genel kural olarak erkeklik hormonu tüy- kıl uzunluğunu artırır ki bu yüzden erkeklerin kadınlara göre kıl yapısı, uzunluğu ve miktarı daha fazladır. Dişi köpekler kısırlaştırıldıklarında dişilik hormonları %90 kaybolur.  Dişi köpeklerde de az miktarda adrenal bezlerden erkeklik hormonu salgılanır. Dolayısıyla dişi köpeklerde kısırlaştırma sonrası erkeklik hormonu tüy ve kıl yapısını etkileyerek daha kalın ve gösterişli olmasına neden olur. Bu hayvanın sağlığını etkileyen bir durum değildir.

Daisy operasyondan 10 gün sonra sağlıklı ve ideal kilosunda.
Erkek Köpekler:
Erkek köpeklerin ksırlaştırılması testislerin tek bir küçük kesikle uzaklaştırılması operasyonu yani kastrasyon - orşidektomi operasyonu adı ile bilinir. Erkek köpeklerin kastrasyonu dişilere nazaran çokta daha kolay ve ağrısızdır. Genellikle ertesi gün kontrollü olarak günlük egzersizlerine dönebilirler.

Buddy kastrasyon işlemi sonrası serum uygulaması sırasında.



Erkek Köpekler:
Erkek köpeklerin ksırlaştırılması testislerin tek bir küçük kesikle uzaklaştırılması operasyonu yani kastrasyon - orşidektomi operasyonu adı ile bilinir. Erkek köpeklerin kastrasyonu dişilere nazaran çokta daha kolay ve ağrısızdır. Genellikle ertesi gün kontrollü olarak günlük egzersizlerine dönebilirler.
Kastrasyon işlemi sonrası operasyon bölgesinin yalamaması için mutlaka yakalık takılmadır.
Kastrasyonun Avantajları :
Erkek köpeklerde kastarsyonun nedeni medikal açıdansa daha çok sosyaldir. Daha sakin ve sosyal ortamlarda oldukça uyumlu olurlar. Ayrıca idrar yoluyla attıkları sperm kokusuda kastrasyon operasyonundan sonra ortadan kalkacaktır. Bu da hasta sahibi açısından oldukça rahatlatıcı bir durumdur çünkü etrafa idrar ve koku bırakma özelliği de zamanla azalacaktır.
Kastrasyon  3 önemli davranışı önler . Erkek erkeğe olan agresyon , aşırı ürinasyonla yer belirleme ve tam olarak türkçeye çevrilmese de en temel özelliklik 'serserilik' kendi başına buyruk hareket etme özelliği, komut almamanın önlenmesidir. Bu yüzdendir ki engelli insanlarla çalışan köpeklerin hepsi kısırlaştırılmıştır.

Küçük ırk köpekler idrarla koku bırakmaya büyük köpeklerden çok daha fazla yatkınlardır. Özellikle teriyer gibi aktif ırklar ve büyük korumacı köpeklerde erkek erkeğe olan agresyona daha meyillidir.bu yüzden bu ırklar için kastrasyon ilk sebeplerindendir.
Erkek köpeklerin yine dişi köpeklerde olduğu gibi avantajları erkeklerde de görülen meme tümörü, testis tümörü gibi kanser türlerine yakalanma riskinin azalmasına neden olur. Ayrıca erkek köpeklerde oldukça sık görülen iyi huylu prostat hiperplazisinin de önüne geçilmiş olur.



Kastrasyonun Dezavantajları :
Yine dişi köpeklerdeki gibi enerji balansları diyetlerindeki enerji seviyesi düşürülmeden ayarlanmadıkları için kilo almaya başlarlar. Kalorisi düşürülmüş mamalarla beslene ve düzgün egzersiz yaptırılılan köpeklerde obezite riski düşecektir.





Kedilerde Kısırlaştırma 


 Kedilerde kısırlaştırma veteriner kliniklerinde en sık yapılan uygulamalardan bir tanesidir. Kısırlaştırma için en uygun zaman 5 - 7 aylık dönemde başlar. Kısırlaştırma operasyonu sağlıklı kedilere; kızgınlık semptomlarının göstermediği ya da azaldığı dönemde yapılması uygundur.


 Kısırlaştırmanın  erkenden yapılması özellikle popülasyonun kontrolü açısından oldukça önemlidir. Evde beslediğiniz kedileriniz içinde durum yine aynıdır. Çoğu dişi  kedi 4 ve ya 21 aylıkken erkek kediler ise 8 ya da 10 aylıkken   hasta sahibi fark etmeden ergenliğe ya da diğer bir tabirle kızgınlığa girebilirler.  Kuzey Amerika'da ve Kanada'da özellikle veteriner kliniklerinde son 30 yıldır prepubertal yani kızgınlığa girmeden 6 ya da 16 haftalıkken kısırlaştırma operasyonu yapılmaktadır. Pek çok uzun dönem bilimsel çalışmanın sonucunda erkem kısırlaştırmanın herhangi bir hastalık oluşturması , üretral kanalı daraltması ya da davranış problemlerine neden olması gibi herhangi bir risk taşımamaktadır. Aşağıda sıralanabileceği gibi pek çok faydası vardır.

             - Özellikle sokak kedilerinde popülasyonun kontrol edilmesinde oldukça önemlidir.  Erken dönem kızgınlığa giren sokak kedileri yeterli cinsel olgunluğa ulaşmadan çifleşir doğum sonrası düşük yapma ya da yavrularına bakamamak gibi sayabileceğimiz bir çok sorunla karşılaşmaktadırlar.
            - Erken yapılan kısırlaştıma operasyonu hem hayvanın operasyonu atlatması çok daha kolay hızlı bir iyileşme oluşmasını sağlar. Aynı zamanda operasyonda da az kanama, operasyonun süresinin kısalması böylece daha az anestezi alması sağlanır. Hasta daha genç olduğu için yağlanma, obezite gibi riskleri olmadığı için operasyon sonrası çok daha kolay iyileşir. Böylece post - operatif dediğimiz operasyon sonrası oluşabilecek komplikasyonlar azalmış olur.
           - Operasyon yarası daha küçük olur böylece daha az yangı ve ağrı yapar.
          - Özellikle dişi kedilerin östrusta yani kızgınlıkta yaşadığı stres engellenmiş olur.
         - Kısırlaştırılmayan dişi kedilerde görülebilecek rahim iltihabının  (piyometra ) önüne geçilmiş olur.
        - Erken kısırlaştırmada kediniz kızgınlık döneminde yaşayacağı stresi yaşatmamış olacaksınız ve o dönemde kısırlaştıramayacağınız için kedinizin kızgınlık sırasında yapacağı gece yüksek sesle miyavlaması (ki bu durum dişi ve erkek kediler için de geçerlidir ), belli yerlere idrar bırakması gibi davranış değişiklikleriyle, hem maddi hemde manevi yaşayacağınız olumsuz durumlarla karşılaşmamış olacaksınız.
       -Dişi kedilerde  ileri yaşlarda karşılaşabileceğiniz meme tümörü (adenokarsinom) 6 aydan önce kısırlaştırılmış dişi kedilerde %91 oranında düşmektedir. Meme tümörü köpeklere oranla kedilerde çok daha kötü huyludur ve kısa süre içerisinde hayvanın ölümüne neden olabilmektedir.


Erkek Kedilerin Kısırlaştırılmasının Avantajları
Erkek kedilerin kısırlaştırılması genelde medikal nedenden çok sosyal oluyor. En önemlisi idrar yolu ile işaret bırakma ve hormonal agresyonun azalması için yapılıyor. Erkek kedinizle evinizde huzurla yaşayabilmeniz için önerimiz kastrasyon işleminin yapılmasıdır.

Dezavantajları


Yine aynı şekilde köpeklerde olduğu gibi kısırlaştırılan erkek kedilerde eskisi kadar enerji harcamadıkları için diyetlerinde değişiklik yapılmazsa hızla kilo almaya başlarlar. Bunun için normal diyetlerinin % 10-  % 20 kadarı düşürülmelidir. Bunun için veteriner hekiminize başvurup kısırlaştırma operasyonu sonrası onun için uygun olan kısırlaştırılmış diyet ürünlerinden birini kullanmanız gerekmektedir. 


Sonuç olarak ; dişi kedilerde de kısırlaştırmanın avantajları kısaca yazmak istersek.

Dişi kedilerde Kısırlaştırmanın Avantajları:

Dişi kedilerde kısırlaştırma operasyonu hem medikal hem de sosyal nedenlere dayanır. Öncelikle hayatı önem taşıyan pek çok medikal kondüsyonun ( enfeksiyon ve kanser gibi ) önüne geçilmiş olunur. Bu işlemin kızgınlığa girilmeden önce  yapılması bu hastalıkların oluşmasını önlemektedir. Kızgınlık dönemi her kediye göre değişmekle birlikte kısırlaştırma zamanını 6 aylık ya da 6 aylıktan önceki yani kızgınlığa girmeden hemen önceki periyotta yapılmasını önermekteyiz.
Aynı zamanda östrus döneminde yani kızgınlık sırasındaki davranış değişiklikleri, şiddetli miyavlama , belli bölgelere idrar bırakma gibi tüm olumsuzlukların ortandan kalkması yine kısırlaştırmanın avantajlarındandır. Kızgınlık dönemi her kedide değişik uzunluklarda olabileceği gibi dişi kediler için de bir stres kaynağıdır.

Aynı zamanda tüy kalitesi ve uzunluğu erkeklik hormonu tarafından kontrol edilmektedir. Dişi kedilerde de böbrek üstü bezinden az miktarda da salgılanmaktadır. Kısırlaştırma operasyonu sonrası erkeklik hormonu tüy kalitesi ve uzunluğunda etkili olacaktır. Böylece tüylerin daha kalın, güzel çıkmasına neden olacaktır.



Kısırlaştırma Operasyonu Nasıl Yapılır ? 


Erkek kedilerde ve erkek köpeklerde eğer kriptorşizm yani testislerden birinin ya da her ikisinin birden karın duvarının içeride olması durumu yoksa dikişsiz olarak tüm testisler uzaklaştırılır. Testeron hormonunun % 80 i testislerden salgılandığı için kastrasyon işleminden sonra idrardaki koku tamamen kesilir. Eğer erkek kediniz ya da köpeğiniz idrarla koku bırakma işaretlemeyi alışkanlık haline getirmemişse bu alışkanlığını bırakacaktır. Erkek kedilerin ve köpeklerin %90 'ını bu alışkanlıklarını bırakırlar eğer idrar bırakma ya da idrar kaçırma hala devam ediyorsa hatta idrarda renk ve koku değişimi varsa mutlaka veteriner hekiminize danışın çünkü kediniz ya da köpeğiniz idrar yolları enfeksiyonu ya da idrar yollarında tıkanma gibi mutlaka medikal tedavi gerektiren bir hastalıkla karşı karşıyadır. Eğer bu ihtimaller oluşmuyorsa ve erkek kediniz ya da köpeğiniz mutlaka davranışsal bir problemi var demektir. Bu da eğer nedeni tespit edilirse çözülmeyecek bir problem değildir.



Dişi kedilerde göbek deliğinin biraz aşağısından ve ya sol açlık çukurluğundan tüm rahim alınarak kısırlaştırma operasyonu gerçekleştirilir. Kliniğimizde daha çok sol açlık çukurluğundan çok küçük bir delik açılarak operasyon gerçekleştirilir








Tüm kısırlaştırma operasyonları cerrahi, bir yöntem olduğu için genel anestezi altında gerçekleştirilir.
Genel anestezi öncesi kan tahlillerinin yapılmış olması bize kedinin ya da köpeğin genel durumu hakkında bilgi vereceği için mutlaka uygulanmalıdır



Kısırlaştırma operasyonu sağlıklı her kedi ve ya köpeğin kolayca atlatabileceği güvenli bir operasyondur. Her kedi ya da köpeğin genel durumu veteriner hekimi tarafından değerlendirilip uygun olan en doğru zamanda kısırlaştırma işleminin yapılması doğrudur. Kısırlaştırma operasyonu için veteriner hekiminizden randevu almayı unutmayın.




PatiSev Veteriner Kliniği 
Atatürk Mah. Vatan Cd. No: 2 /A Ataşehir 
02165482029
instagram : @patisevvet 
twitter : @PatiSev 
Facebook: AtasehirPatiSevVeteriner















26 Aralık 2014 Cuma

Köpeklerde Obezite

Köpeklerde obeziteyle savaşta köpek sahiplerinin dikkat etmesi 10 kural

Çağın en büyük hastalığı olan obezite köpeklerimizi de tehdit ediyor. Bunun için bir kaç önerimiz olacak. Hem sizi sıkmadan hem de eğlenerek aklınızda kalacak şekilde bir sunum hazırladık umarım beğenirsiniz.





 1. Kural: Hiç bir zaman köpeğinizin diyetinde yapacağınız değişikliği ilk günden önüne sunmayın kademeli olarak eski diyetinin içine katarak alıştırmaya çalışın. 



 2. Kural : Köpeğinizi özellikle yavru köpeğinizi yemek yerken  izlemeyin.



3.Kural: Masa altından köpeğinizi beslemeyin 


4.Kural: Köpeğinizin kuru mamasının üstüne yemesini teşvik etmek için herhangi bir besin eklemeyin. Bu diyetin kalori oranını önemli ölçüde değiştirecektir.



5.Kural:  Köpeğinizi yemek yemesi için zorlamayın ve elinizle beslemeyin.

6.Kural: Köpeğiniz yemek yerken mama kabını önünden çekerek almayın.


7.Kural: Köpeğinize sırf suçlu hissettiğiniz için ya da sadece merhaba demek için ödül vermeyin.



8. Kural: köpeğinizi 'pazar günü yemeği' ile ödüllendirmeyin. 

9.Kural: Köpeğinizi sadece mutlu etmek için beslemeyin.


10.Kural: Obeziyetle savaşta 10 kuralın sonuncusu: köpeğiniz Beslenme rehberinde belirtilen miktarı tam olarak yemiyorsa çok fazla endişelenmeyin.



Ve tabiki köpeğinizin kilo problemi olduğunu düşünüyorsanız mutlaka veteriner hekimizinden danışmanlık alın ve en yakın zamanda muayeneye gidin. Daha çok bilgi için bizi facebook, twitter ve instagramdan takip edebilirsiniz. 

Twitter: @PatiSev 
İnstagram: @patisevvet 
Facebook: AtasehirVeterinerPatiSev 

PatiSev Veteriner Kliniği 
Atatürk Mah. Vatan Cd. No: 2 / A 
Ataşehir / İstanbul 
0216 548 20 29 









25 Kasım 2014 Salı

Hayvanlar ve Biz

Hayvanlar ve biz...
Hayvanlar hayatımızın bir parçası. Çoğu zaman sokakta yanından geçiyoruz ama fark etmiyoruz bile. Kimi aç, kimi susuz. Dertlerini anlatamıyorlar.  Acı çekiyor, hissedebiliyorlar. Avrupa Birliği 1996 yılında hayvanları hissedebilir varlık olarak kabul etti. Artık bu bilimsel olarak da ispatlandı. Peki bizler onları fark edebiliyor muyuz? Ya da en basiti onları da bu dünya da bizlerle beraber yaşayan varlıklar olarak benimseyebiliyor muyuz? Bizler bu dünyayı onlarla beraber paylaşıyoruz. Onlarında fark edilmeye, beslenmeye, yaşamaya hakkı var. Ülkemizin ve doğamızın şartları bu kadar küçülürken tabiki de onlarında üremelerini önlemek zorundayız. Peki ne yapabiliriz? Kısrlaştırıp, aşılarını yaptırıp güvenli bölgelere bırakabiliriz.Bunun için size en yakın belediyeden yardım isteyebilirsiniz. Kısa bir slogan.

' Kısırlaştır, aşılat, yaşat'
Bir kedi ve ya köpek mi istiyorsunuz. Bunun için evcil hayvan mağazalarına gidiyorsunuz.  Küçücük kafeslerde satılmayı bekeleyen yavrular  size sunuluyor. Tabi sevimli görünen bu manzarının birde arka tarafı var. Her yıl binlerce hayvan sağlıksız koşullarda 'petshop'larda satılıyor, pazarlanıyor. Bu yavruların çoğu kaçak yollarla ülkemize getiriliyorlar. Evcil hayvan dükkanlarından alıcağınız her bir köpek ya da kedi bu düzeni desteklemenizdir. Bunun yerine sahipsiz, sokakta yardıma muhtaç hayvanları yuvanıza açabilirsiniz. Barınaklarda yüzlerce, sokaklarda yardıma muhtaç çok sayıda kedi ve köpek sahplerini arıyor. Her yıl veteriner kliniklerinde hayvan severlerin yardımlarıyla hayatları kurtulmuş sakat ya da tedavisi bitmiş yüzlece kedi ve köpek sıcak bir yuva arıyor. Fakat onların sesini kücük bir azınlık duyabiliyor.
Tabiki evcil bir hayvanın alınması tek başına çocuğun isteğine bağlı olmamalı, ailenin ortak alacağı bir kararı olmalıdır. Çocuğa evcil bir hayvanın evdeki peluş oyuncaklarına benzemeyeceği, bir bebek gibi bakım isteyeceği, tuvalet, yemek ve sağlık gibi gereksinimlerinin olabileceği açıklanmalıdır.Çocuk bir kedi ya da köpek alınmasını istiyor diye tüm sorumluluğun çocuğun üstüne bırakılması uygun olmayabilir. Çocuğun yaşı göz önüne alınarak, hayvanın bakımı ile ilgili sorumluluklar alması gerekeceği çocukla konuşulmalı ve sorumluluklar paylaşılmalıdır. Ayrıca aile bireylerinin tümünün bu konuyu dikkatle düşünmeleri, daha sonra gelişebilecek uygunsuz durumlardan kaçınılması açısından önemlidir.
Tüm bunların dışında hayvanların varlığından hoşlanmayanlar da var. Fakat onlardan hoşlanmamız onlara zarar vermemizi gerektirmez. Bizler bu dünya da yaşıyorsak çevremize ve insanlığa karşı duyarlı en azından saygılı olmalıyız. Bu bizim insalık borcumuz.
Pati Sev Veteriner Kliniği hayvan sevgisini aşılamak için belli saatlerde kliniğini çocuk ve yetişkin ziyaretçilerine açıyor. Burada tedavi olan ve sahiplenmeye bekleyen kedilerimizle vakit geçirebilir ve hayvanlarla ilgili bilgi alabilirsiniz.
PatiSev Veteriner Kliniği olarak sahiplendirmeye destek vermek için kliniğimizde sizlerin desteğiyle pek çok hayvana yuva bulmaya çalışıyoruz. Klinik olarak hayvanseverlerin ve hasta sahiplerinin  maddi desteğiyle sağlığına kavuşturduğumuz pek çok hayvanı sosyal ağların da yardımıyla yuvalarına kavuşturduk. Facebook ve instagram sayfamızdan bu konuda sizden destek bekliyoruz. Takiplerinizle hem hayvan sağlığı hakkında bilgi alabilir hemde yuva arayan dostlarımıza paylaşımlarınızla destek olabilirsiniz.
Facebook: https://www.facebook.com/AtasehirVeterinerPatiSev
İnstagram : @patisevvet ve patisev ve patisevveteriner etiketleriyle takip edebilirsiniz.
Twitter: @PatiSev 
Aşağıdaki fotoğraflarla mutlu son hikayelerimizi paylaşabilirsiniz. 



6 aydır yuva arayan kedimiz adı Cabbar oldu. Bige hanıma sonsuz teşekkürler.

Eylül kedimiz ve onu sahiplenen ailesi ile beraber Eylül 'ü bulup tedavisini yaptıran ve sıcak bir yuva bulmasına yardımcı olan destek veren Elif  hanıma da sonsuz teşkekkürler. 


Baileys sokaklarda yaşayan bir candı şimdi sıcak bir yuvası var. Barış bey ve ailesine teşekkür ederiz. 


Çocuklarınızı hayvan sevgisinden mahrum bırakmayın. 


Ares yeni ailesiyle ve aşıları tamamladı kocaman oldu. 


PatiSev Veteriner Kliniği 
Atatürk Mah. Vatan Cd. No:2 /A 
Ataşehir / İstanbul 

Vet. Hek Gizem Taktak

02165482029 / 05057749667 

24 Kasım 2014 Pazartesi

Dışparazitler ve En Önemlilerinden Pireler ve Pire Allerjik Dermatiti




Pire


Pire  Damlaları Kışın da uygulanmalı mı ? 
Yazın korkulu rüyası pireler kışında bir tehdit mi ? 

Bir çok hayvan sahibinin yaz ayları yaklaştıkça en çok korktuğu dış parazitler pire  ve kenelerdir. Pire ve keneler konakçının vücut dışında kan emerek beslenir. Bu parazitler kedi ve köpeklerinizin yumuşak, sıcak bir ortam sağladığı tüy- kıl örtüsünde yaşarlar. Bu parazitler kedi ve köpeklerinizde pirelerin neden olduğu  alerjik reaksiyonlardan, kenelerin neden olduğu bir çok ölümcül hastalığa da neden olurlar. Pire ve keneler özellikle sıcak aylarda daha çok görülür. Bu yazımızda ilk önce pireler ile ilgili basit bilgiler vereceğiz. 




Pireler:


Pireler en yaygın dış parazitlerdir .  Kedi ve ya köpeğinizin sürekli kaşınmasına neden olarak sürekli rahatsız ederler. Evcil hayvanınızın kanı ile beslenirler eğer sayıca çok fazla iseler insanları ısırabilirler. Evcil hayvanların vücut sıcaklığı bir derece daha yüksek olduğu için uygun vücut sıcaklığı ve yumuşak ve ortamı sağlar. Yani pireler beslenmek için insan vücudunu seçmezler. Yoğun pire enfestasyonu olduğu durumlarda pirelerin insanları ısırıp kaçtığı görülebilir. Pireler bunun için yumurtalarını ve pupa formunu saklayacak uygun ortamı evi seçerler. Yetişkin pireler sadece evcil hayvanların üzerinde bulunur. Pireleri daha yakından tanımak istersek. Pirenin  4 evresi vardır. Yumurta, larva, pupa ve yetişkin hali.  Kedi ve köpeğiniz de bazen yetişkin pirelerle karşılaşabilirsiniz. Fakat yakalamanız oldukça zordur. Köpeğiniz de ya da kedinizde pire olduğunun bir kaç belirtisi vardır.


          Tüylerinin üzerinde siyah  toz taneleri görürsünüz.Bunlar pire dışkısıdır. Su ile temas edince kırmızı   renk alırlar. Çünkü pireler kanla beslenirler. Dolayısıyla dışkıları da kandan oluşur.
       Yine tüylerinin arasında beyaz taneler görebilirsiniz. Bunlarda pire yumurtasıdır.
         Aşırı yalanma ya da kaşınma da pire enfestasyonunun belirtisidir.
           Kabuklanma ve kızarıklıklarda yine derileri üzerinde göreceğiniz diğer belirtilerdir. 

Bir pireyi kedi ve ya köpeğinizin üzerinde fark ettiğinizde aslında yüzlercesi çevreye yayılmıştır.Yetişkin pireler sadece evcil hayvanınızın üzerinde barınır. Yumurta, larva ve pupa formları evinizdedir. Sadece 1 tek pire günde 50 yumurta yumurtlayabilir. Yumurtlama sonrası sadece 2 saat içerisinde bu yumurtaların % 60 'ı çevreye saçılır.Yoğun enfestasyon durumlarında en az 3 ay üst üste özellikle çevresel etkinliği olan bir pire damlası yaptırmanız gerekir. Daha sonra pire görmeseniz bile her iki ayda bir mutlaka pire damlası yaptırmanız da yarar var. Uygulanan damlaların etken maddesine göre etkinliği için veteriner hekiminize danışmanız gerekir. 




Uygulanan bazı damlalar deri altı yolu ile yağ folikülleri tarafından emildiği gibi bazı ürünler direk kan yolu ile tüm vücuda yayılır. Özellikle yazın pire istilası sıcaklarla beraber daha artar. Bu yüzden veteriner hekiminizin uygulayacağı programa mutlaka uymalısınız. Kısacası bu program yazın daha sıkı kontrollerde her ay, kışın iki ayda bir uygulanabilir. Pire yoğunluğunun çok lduğu yerlerde etkili pire tasmalarını özellikle öneriyoruz. 
Pirelerin neden olduğu en büyük problem deride meydana getirdiği lezyonlardır. 

Pire Allerjik Dermatiti - Pire Isırığı Hipersensivitesi 
Pirelerin neden olduğu bir diğer problemde kedi ve köpeklerde pire allerjik dermatitidir. Bir diğer adı da pire ısırığı hipersensivitesi olarak geçer. Bu hasassiyete pire salyasının neden olduğu düşünülmektedir. 
Pire ısırığı dermatiti çok şiddetli kaşınma yapar. Hafta da bir kez bile pire ısırığı ile karşılaşmak bu kaşıntının oluşmasına yeter. Hatta bazı belirtiler pire damlası kullanıldıktan sonra bile devam eder. 
Bazı köpeklerde ve hatta kedilerde  pire ısırığı hipersensivitesi sonrası şiddetli kaşınmaya bağlı   davranış problemleriyle beraber nöro dermatozis adı verilen deri problemleri ortaya çıkar. 
Yine tedavi için veteriner hekiminizin uygulayacağı pire damlaları ve kaşıntıya bağlı deri lezyonlarının uygun ilaçlarla tedavi edilmesi gerekir. 

Aşağıda pirelerin tüm yaşam evrelerini görebilirsiniz.